Ülkemizde yaşanan büyük deprem felaketinin ardından pek çok işletme, afetzedelerin ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla maddi ve ayni desteklerde bulundu. Yapılan bu bağış ve yardımlar, ilgili yasal düzenlemeler çerçevesinde belirli şartlar sağlandığında gider veya indirim konusu yapılabiliyor. Bu yazıda, bağışların hangi koşullarda vergi avantajı sağladığını ele alıyoruz.
Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yayımlanan duyurularla, deprem nedeniyle yapılan yardımların vergi mevzuatı karşısındaki durumu netleştirildi. Nakdi ve ayni yardımların hangi usullerle gider olarak dikkate alınabileceğini aşağıda detaylandırıyoruz.

3 Şubat 2021 tarihli ve 3483 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, depremler sonrası afetzedelere yönelik yardım faaliyetlerinin AFAD koordinasyonunda yürütülmesi kararlaştırıldı.
Cumhurbaşkanlığı tarafından başlatılan yardım kampanyaları kapsamında, Gelir Vergisi Kanunu’nun 89’uncu maddesi ile Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10’uncu maddesi uyarınca, makbuz karşılığı yapılan ayni ve nakdi bağışların tamamı vergi matrahının tespitinde indirim olarak dikkate alınabiliyor.
Bağış ve yardımların gider veya indirim olarak kabul edilebilmesi için şu kriterlerin sağlanması gerekiyor:
Depremzedelere destek amacıyla AFAD tarafından duyurulan banka hesaplarına yapılan parasal yardımlar ile Türk Kızılayı’nın ilan ettiği hesaplara aktarılan bağışlar, gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri tarafından indirim konusu yapılabiliyor.
Ayni yardımlar ise doğrudan AFAD’a ya da AFAD’ın yönlendirdiği kamu kurum ve kuruluşlarına yapılabiliyor. Usulüne uygun belge düzenlenmesi şartıyla bu yardımlar da vergi avantajı sağlıyor.

Vergi muafiyeti tanınan vakıfların listesi Gelir İdaresi Başkanlığı’nın resmî internet sitesinde yayımlanmaktadır. Ayrıca kamu yararına faaliyet gösteren derneklerin listesine siviltoplum.gov.tr adresi üzerinden ulaşmak mümkündür.
Son olarak belirtmek gerekir ki, afet dönemlerinde aktif olarak yardım çalışmaları yürüten Ahbap Derneği, şu an için bu listelerde yer almamaktadır.