Konuya temelinden bakalım. Türk Dil Kurumu’na göre hizmet, bir kişinin işini görmek veya bir başkasına fayda sağlayan bir faaliyette bulunmak anlamına gelir. Katma Değer Vergisi Kanunu’nda ise hizmet; teslim ve teslim sayılan işlemler ile mal ithalatı dışında kalan tüm faaliyetler olarak tanımlanmıştır.
Teknolojik gelişmeler sayesinde günümüzde hizmet sunumu, hizmet veren ve alan tarafların fiziksel olarak bir araya gelmesine gerek kalmadan gerçekleştirilebilmektedir. İnternet, sosyal medya ve dijital platformlar aracılığıyla verilen hizmetler bu dönüşümün en somut örnekleridir.

Bilgi teknolojileri hizmetleri, yazılım geliştirme, veri tabanı yönetimi, dijital danışmanlık, muhasebe, mühendislik, mimarlık ve hukuk danışmanlığı gibi pek çok faaliyet çevrim içi ortamda sunulabilen hizmetler arasında yer alır.
Bu gelişmeler sonucunda hizmet sektörü küresel bir nitelik kazanmıştır. Örneğin, Türkiye’de yaşayan bir yazılımcı, farklı bir ülkede bulunan firmaya uzaktan hizmet sunabilmektedir.
İhracat genel olarak bir ülkede üretilen mal veya hizmetlerin başka ülkelere satılmasıdır. Çoğu zaman ihracat denildiğinde akla yalnızca mal satışı gelse de, hizmetlerin yurt dışına sunulması da ihracat kapsamındadır.
Hizmet ihracatı, mal yerine hizmetin yurt dışındaki kişi veya kuruluşlara satılmasıdır. Örneğin, Türkiye’de faaliyet gösteren bir inşaat firmasının yurt dışında bir projeyi üstlenerek hizmet sunması hizmet ihracatı olarak değerlendirilir.
Bir faaliyetin hizmet ihracatı sayılabilmesi için Katma Değer Vergisi Kanunu’nda belirtilen bazı şartların birlikte sağlanması gerekir:
Hizmet ihracatında en çok tartışılan konulardan biri, hizmetten nerede faydalanıldığıdır. Çünkü hizmet soyut bir unsur olduğu için faydalanma yerinin tespiti her zaman net olmayabilir.
Örneğin, yurt dışındaki bir müşteri için hazırlanan bir internet sitesinin tüm dünyadan, dolayısıyla Türkiye’den de erişilebilir olması durumunda, Maliye bu hizmeti hizmet ihracatı kapsamında değerlendirmemektedir.
Benzer şekilde, Türkiye’de çekilen bir reklam filminin yurt dışındaki bir firmaya satılması ancak filmin Türkiye’deki internet kullanıcılarının da erişimine açık platformlarda yayınlanması halinde, hizmetten Türkiye’de de faydalanılmış sayılır. Bu durumda söz konusu hizmet, hizmet ihracatı istisnası kapsamında kabul edilmez ve KDV hesaplanması gerekir.
Son yayımlanan KDV Genel Tebliği ile birlikte hizmet ihracatında KDV istisnasına ilişkin faydalanma şartları daha net bir şekilde açıklanmış, uygulamada yaşanan belirsizlikler örneklerle giderilmiştir.
Hizmet ihracatı karşılığında elde edilen döviz gelirlerinin yurda getirilmesi ve bozdurulması zorunlu değildir. Ancak KDV iadesi talep edilmesi halinde, hizmet bedelinin döviz olarak Türkiye’ye getirilmesi ve döviz alım belgesi ile tevsik edilmesi şartı devam etmektedir.
Bazı sektörlerde hizmet ihracatını teşvik etmeye yönelik devlet destekleri bulunmaktadır. Özellikle sağlık turizmi, bilişim, eğitim, film yapımcılığı ve yönetim danışmanlığı bu alanların başında gelir.
Döviz kazandırıcı hizmet ticaretine yönelik desteklerden bazıları şunlardır:
Ürün ve hizmet tescil desteği,
Hizmet ihracatı yapan firmalar için sağlanan avantajlardan biri de hususi damgalı pasaport uygulamasıdır. Belirli sektörlerde faaliyet gösteren ve gerekli şartları sağlayan firma yöneticilerine yeşil pasaport verilmesi mümkün olmaktadır.

Yeni teknolojiler sayesinde hizmet ihracatı, düşük maliyetlerle küresel pazarlara açılma imkânı sunan bir alan haline gelmiştir. Özellikle yüksek sermaye gerektirmeyen bilişim ve yazılım hizmetleri, gelecekte pek çok kişi ve işletme için önemli gelir fırsatları yaratacaktır.
Hizmet ihracatı yapan işletmelerin faturalandırma sürecine de dikkat etmesi gerekir. e-Fatura kullanıcısı olan mükellefler, hizmet ihracatı faturalarını e-arşiv fatura olarak düzenlemelidir. Ancak alıcının serbest bölgede yer alan bir e-Fatura kullanıcısı olması halinde, e-arşiv yerine e-Fatura düzenlenmesi gerekir.
Bu süreçte dikkat edilmesi gereken başlıca hususlar şunlardır: