Kanunen Kabul Edilmeyen Giderler (KKEG)

Kanunen Kabul Edilmeyen Giderler (KKEG)

 

Ticari faaliyet yürüten işletmeler için giderlerin doğru şekilde sınıflandırılması, hem mali tabloların sağlıklı olması hem de vergi yükümlülüklerinin doğru hesaplanması açısından kritik öneme sahiptir. Ancak yapılan her harcama, vergi matrahından indirilebilecek nitelikte değildir. Vergi mevzuatı bazı giderlerin kazançtan düşülmesine izin vermez. Bu tür harcamalar kanunen kabul edilmeyen giderler (KKEG) olarak adlandırılır.

KKEG’ler muhasebe kayıtlarında gider olarak yer almasına rağmen, vergi hesaplamasında dikkate alınmaz ve bu nedenle vergilendirilebilir kazancı artırıcı etki yaratır. Yanlış veya eksik sınıflandırılan KKEG’ler, vergi incelemelerinde ciddi risklere yol açabilir.

Bu yazıda; KKEG kavramının ne anlama geldiğini, hangi giderlerin bu kapsamda değerlendirildiğini, dayandığı yasal düzenlemeleri ve muhasebe kayıt sürecini ayrıntılı biçimde ele alıyoruz.

 

Kanunen Kabul Edilmeyen Gider Nedir?

 

Kanunen kabul edilmeyen giderler; işletmeler tarafından yapılan ancak vergi kanunları gereği kazancın tespitinde indirim konusu yapılamayan harcamalardır. Bu giderler ticari defterlerde yer alsa bile, vergi matrahının hesaplanmasında kazancı azaltıcı unsur olarak kabul edilmez.

Başka bir ifadeyle, KKEG’ler muhasebe açısından gider niteliği taşısa da, vergisel açıdan “indirimi yasaklanmış” harcamalardır. Bu kavramın doğru anlaşılması, hem hatalı beyanların önüne geçilmesi hem de sağlıklı mali planlama yapılabilmesi açısından büyük önem taşır.

 

Hangi Giderler KKEG Kapsamına Girer?

 

Vergi mevzuatında kanunen kabul edilmeyen giderler; genel ilkeler ve özel maddeler çerçevesinde açıkça belirlenmiştir. KKEG kapsamına giren harcamalara örnek olarak şunlar sayılabilir:

  • İşletme faaliyetiyle ilgisi olmayan taşıt giderleri
  • Para cezaları ve vergi cezaları
  • Ortaklara veya işletme sahibine ait kişisel harcamalar
  • Kanunen sınırlandırılmış veya yasaklanmış bağış ve yardımlar
  • Belirli şartları aşan finansman giderleri

Bu giderlerin muhasebeleştirilmesinde, ilgili KKEG hesap kodları kullanılarak doğru sınıflandırma yapılması gerekir. Aksi hâlde vergi incelemelerinde cezai yaptırımlarla karşılaşılması mümkündür.

 

KKEG’ler Hangi Kanunlarda Düzenlenmiştir?

 

Kanunen kabul edilmeyen giderlere ilişkin düzenlemeler, birden fazla vergi kanununda yer almaktadır. Başlıca yasal dayanaklar şunlardır:

  • Vergi Usul Kanunu (VUK)
  • Gelir Vergisi Kanunu (GVK)
  • Kurumlar Vergisi Kanunu (KVK)

Bu kanunlarda, hangi harcamaların kazançtan indirilemeyeceği ve hangi şartlarda gider kabul edilmeyeceği ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir.

 

Gelir Vergisi Mükellefleri Açısından KKEG

 

Gerçek kişi mükellefler, ticari kazançlarını hesaplarken Gelir Vergisi Kanunu’nun 40 ve 41. maddelerine uymak zorundadır.

  • 40. madde, indirilebilecek giderleri tanımlar.
  • 41. madde ise kanunen kabul edilmeyen giderleri açıklar.

Şahıs işletmeleri ve serbest meslek erbapları, bu hükümler doğrultusunda giderlerini ayırmalı ve KKEG niteliği taşıyan harcamaları vergi matrahından düşmemelidir.

 

Kurumlar Vergisi Mükellefleri Açısından KKEG

 

Sermaye şirketleri, kurum kazancını hesaplarken Gelir Vergisi Kanunu hükümlerine ek olarak Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10 ve 11. maddelerini dikkate almak zorundadır.

  • 10. madde, bazı özel indirimleri düzenler.
  • 11. madde, kurumlar açısından kabul edilmeyen giderleri listeler.

Örtülü kazanç dağıtımı, bazı temsil ve ağırlama giderleri ile özsermaye üzerinden hesaplanan faizler bu kapsamda yer alır.

 

Gelir Vergisi Kanunu’na Göre Kabul Edilmeyen Giderler

 

GVK kapsamında KKEG sayılan başlıca harcamalar şunlardır:

  • İşletme sahibinin, eşinin ve çocuklarının işletmeden çektikleri para ve ayni değerler
  • Sahip ve yakınlarına ödenen ücret, ikramiye, tazminat ve benzeri ödemeler
  • İşletmeye konulan sermaye üzerinden hesaplanan faizler
  • İlişkili kişilerle emsallere aykırı fiyatlarla yapılan işlemlerden doğan farklar
  • Para ve vergi cezaları
  • Alkol ve tütün ürünlerine ilişkin reklam giderleri
  • İşletme faaliyet konusu dışında kalan deniz ve hava taşıtlarının gider ve amortismanları
  • Kanuni sınırları aşan bağış ve yardımlar

 

GVK ve KVK Açısından Ortak Kabul Edilmeyen Giderler

 

Her iki kanunda da ortak olarak indirimi yasaklanan bazı giderler bulunmaktadır. Bunlar genellikle:

  • Kamu düzenine aykırı fiillerden doğan harcamalar
  • Kişisel nitelik taşıyan giderler
  • Vergi matrahını gerçeğe aykırı şekilde azaltmaya yönelik ödemeler

Bu giderler, mükellefin türüne bakılmaksızın indirim konusu yapılamaz.

 

Bir Giderin Vergiden Düşülebilmesi İçin Gerekli Şartlar

 

Bir harcamanın vergi matrahından indirilebilmesi için iki temel koşulun birlikte sağlanması gerekir:

  1. Giderin, ticari kazancın elde edilmesi ve devam ettirilmesiyle doğrudan ilgili olması
  2. Harcamanın, Vergi Usul Kanunu’na uygun şekilde belgelendirilmiş olması

Bu şartları taşımayan giderler, muhasebede yer alsa bile vergisel açıdan indirim konusu yapılamaz.

 

Vergi Hukukunun Genel İlkelerine Göre KKEG Sayılan Giderler

 

Bazı harcamalar, açık bir kanun maddesi olmasa bile vergi hukukunun temel ilkelerine aykırı olduğu için KKEG kabul edilir. Bunlara örnek olarak:

  • İşletme faaliyetiyle ilgisi olmayan harcamalar
  • Belgeye dayanmayan giderler
  • Hukuka aykırı fiillerden doğan ödemeler
  • Dönemsellik ilkesine aykırı şekilde kaydedilen giderler

Bu tür harcamalar, mükellefi hem vergi hem de ceza riskiyle karşı karşıya bırakabilir.

 

Enflasyon Düzeltmesi, KKEG ve Geçmiş Yıl Zararları

 

Enflasyon muhasebesi uygulamalarında KKEG’ler ve geçmiş yıl zararları özel dikkat gerektirir. KKEG niteliğindeki giderler:

  • Enflasyon düzeltmesine tabi tutulamaz
  • Geçmiş yıl zararlarıyla mahsup edilemez

Bu nedenle geçmiş dönem kayıtları incelenirken, KKEG içeren kalemlerin net şekilde ayrıştırılması gerekir.

 

KKEG Muhasebe Kaydı Nasıl Yapılır?

 

Kanunen kabul edilmeyen giderler, vergi matrahından indirilemese bile muhasebe kayıtlarında yer almalıdır. Bu giderler genellikle ilgili ana gider hesaplarında izlenir; ancak vergisel etkilerinin takibi için nazım hesaplar kullanılır.

Bu yöntem sayesinde hem mali tablolar gerçeği yansıtır hem de vergi hesaplamalarında KKEG’ler doğru şekilde dikkate alınır.

 


WhatsApp
Hemen Ara