Ticari İşlemlerde Yansıtma Faturası Nedir? Nasıl Düzenlenir?

Ticari İşlemlerde Yansıtma Faturası Nedir? Nasıl Düzenlenir?

 

Ticari hayatta mal ve hizmet alımlarında sıkça karşılaşılan kavramlardan biri de yansıtma faturasıdır. Bu yazıda, yansıtma faturası kavramını tüm yönleriyle ele alıyor; nasıl kesildiğini, muhasebe kayıtlarının nasıl yapılması gerektiğini ve hangi durumlarda zorunlu olduğunu örnekler eşliğinde açıklıyoruz.

Öncelikle temel bir soruyla başlayalım: Yansıtma faturası ne anlama gelir?
Bir tarafın, aslında başka bir kişi veya kuruma ait olan bir gideri ödemesi durumunda, bu tutarın gerçek yükümlüsüne fatura edilmesi gerekir. İşte bu amaçla düzenlenen belgelere yansıtma faturası denir.

İş dünyasında bazı giderler doğrudan ilgili kişi veya kurum tarafından değil, ticari ilişki içindeki başka bir tarafça ödenebilir. Ortak giderlerin paylaşılması, resmi harçların aktarılması ya da sigorta primlerinin ilgili tarafa iletilmesi gibi durumlarda yansıtma faturası devreye girer. Bu fatura türü, hem muhasebe kayıtlarının doğruluğu hem de vergi mevzuatına uygunluk açısından kritik bir işleve sahiptir.

Bu kapsamda yazımızda;

  • Yansıtma faturası nedir?
  • Hangi durumlarda düzenlenir?
  • Muhasebe kaydı nasıl yapılır?
  • KDV ve tevkifat uygulamaları nasıl işler?

gibi soruların tamamına uygulamaya dönük açıklamalar sunuyoruz.

 

Yansıtma Faturasının Tanımı ve Amacı

 

Yansıtma faturası; bir kişi ya da kurum adına yapılan harcamaların, ilgili asıl muhataba belgeli şekilde aktarılmasını sağlayan resmi bir fatura türüdür. Kısaca ifade etmek gerekirse, başkası adına ödenmiş bir giderin geri alınması için düzenlenen fatura olarak tanımlanabilir.

Örneğin; bir şirketin ödediği kira bedeli, sigorta primi veya damga vergisi başka bir firmaya aitse, bu giderler yansıtma faturası yoluyla ilgili firmaya aktarılır. Böylece gider, gerçek sorumlusunun muhasebe kayıtlarında yer alır ve vergisel yükümlülükler doğru tarafa yansıtılmış olur.

Burada dikkat edilmesi gereken temel nokta, ilk düzenlenen faturanın kimin adına kesildiğidir. Eğer mal veya hizmetten faydalanan taraf farklıysa ve gider yanlış kişi adına düzenlendiyse, bu durum yansıtma faturası düzenlenmesini gerekli kılar.

 

Yansıtma Faturası Düzenlerken Nelere Dikkat Edilmelidir?

 

Yansıtma faturası kesilebilmesi için öncelikle söz konusu giderin gerçekten başka bir kişi veya kuruma ait olması gerekir. Fatura düzenlenirken;

  • Yansıtılan gider kalemi açıkça belirtilmeli,
  • Giderin dayanağı olan belgeye atıf yapılmalı,
  • Tutarlar net ve şeffaf şekilde gösterilmelidir.

Fatura KDV’li olarak düzenlenir; ancak esas gider belgesinde KDV bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilmelidir. Özellikle sigorta primleri ya da damga vergisi gibi resmi ödemelerde, ilgili oranların doğru yansıtılması büyük önem taşır.

 

 

Yansıtma Faturası Düzenlenmezse Ortaya Çıkabilecek Riskler

 

Yansıtma faturası kesilmediği takdirde, gideri fiilen üstlenmesi gereken taraf bu masrafı muhasebe kayıtlarına alamaz. Bu durum, yanlış gider kaydı yapılmasına ve vergi açısından hatalı beyanlara yol açabilir.

Ayrıca taraflar arasındaki mali sorumluluklar netleşmediği için ileride yaşanabilecek hukuki ihtilaflarda ispat sorunları ortaya çıkar. Özellikle kıdem tazminatı gibi personel giderlerinin paylaştırılması gereken durumlarda, yansıtma faturası düzenlenmemesi ciddi muhasebe ve vergi riskleri doğurur.

Vergi Usul Kanunu (VUK) ve Türk Ticaret Kanunu (TTK) çerçevesinde, mal satışı veya hizmet ifası kapsamına girmeyen ancak başkası adına yapılan masrafların belgelendirilmesi zorunludur. VUK’un 227. maddesi uyarınca bu tür işlemlerde fatura, temel belgelendirme aracı olarak kabul edilmiştir. Maliye Bakanlığı tarafından verilen özelgeler de bu yöndeki uygulamayı açıkça desteklemektedir.

Öte yandan, yansıtılması gereken bir giderin normal fatura olarak düzenlenmesi durumunda KDV ikinci kez hesaplanır. Oysa yansıtma faturasında amaç, gideri aynı bedel üzerinden aktarmak olduğundan, fazladan KDV eklenmemesi gerekir.

 

 

Yansıtma Faturası Kesme Süreci

 

Yansıtma faturası düzenleme işlemi teknik olarak standart bir hizmet faturası kesilmesine benzer. Ancak açıklama kısmı çok daha detaylı olmalıdır.

Faturayı düzenleyen taraf;

  • Hangi gideri yansıttığını,
  • Bu giderin hangi işlem veya belgeye dayandığını,
  • Asıl sorumlunun kim olduğunu

açıkça belirtmelidir.

Bu tür faturalar gelir niteliği taşımadığından, düzenleyen taraf açısından gider veya gelir olarak kaydedilmez; yalnızca aktarım niteliği taşır. Fatura açıklamalarında şu ifadelere yer verilmesi yaygındır:

  • “Yansıtılan gider: Sigorta primi”
  • “Yansıtılan bedel: Damga vergisi”

 

Yansıtma Faturası Hangi Hallerde Kullanılır?

 

Ticari ilişkilerde yansıtma faturası düzenlenmesini gerektiren başlıca durumlar şunlardır:

  • Ortak giderlerin taraflar arasında paylaşılması
  • Taraflar arasındaki sözleşmeler gereği masraf aktarımı
  • Yanlış kişi adına düzenlenmiş faturaların düzeltilmesi

En sık karşılaşılan uygulama örnekleri ise şöyledir:

  • Sigorta primi yansıtma faturası: Ortak kullanılan bir varlık için ödenen sigorta bedelinin gerçek sahibine aktarılması
  • Damga vergisi yansıtma faturası: Ortak sözleşmelerden doğan damga vergisinin taraflara paylaştırılması
  • Kıdem tazminatı yansıtma faturası: Geçici veya ödünç personel çalıştırılan projelerde, personele ödenen kıdem tazminatının ilgili firmaya fatura edilmesi

Kıdem tazminatının yansıtılması, bir hizmet ilişkisinin sonucu olduğundan KDV’ye tabidir.

Yansıtma faturası; giderin tamamı için düzenlenebileceği gibi, sadece belirli bir kısmı için de kesilebilir. Ancak önemli bir hususu belirtmek gerekir: Satılan mal veya hizmetin maliyetine dahil edilmesi gereken bir gider, yansıtma faturası yoluyla karşı tarafa aktarılamaz.

 


WhatsApp
Hemen Ara